İçinden İstanbul çıkan Otel: Lush Hotel…

2010-12-01
Kentin içindeki kalite, keyif ve estetik aranıyorsa İstanbul’un içinden hayatın aktığı İstiklal caddesine komşu ve sanatla iç içe bir oteli var.

Ali Sancar

Turizmde sıra dışı çok özel konaklama tesislerinden birisi de Taksim lokasyonunda yer alan Lush Hotel. Hizmet kalitesinden mimarisine kadar İstanbul standartlarını üzerinde bir seviye tutturan Lush Hotel, entelektüel bir dünyanın pencerelerine de sahip çıkan ender konaklama tesislerinden birisi. Lush Otel Yatırımcısı Timur Özdemir ile 2010 yılını ve şehir otelciliğini değerlendirdik.

Turizmde konaklama alanında yeni atılımların ve kent otel anlayışına ileri bir bakışı içeren bir otel olarak, Lush Hotel, kendini nereye oturtuyor?
Biz turizm yatırımı yaparken var olan ve alışılagelmiş kalıpları üzerinde bir otel yaratmak istedik. Yaşayan aristokrat İstanbul’un mimarisi ile misafirin beklentilerini en üst düzeyde buluşturun yaşamın içinde özel yanları ağır basan bir otel yaptık. Entelektüel dünyanın gereksinimleri kadar kentli ortalamasının zevklerini, beklentilerini düşündük.
Lush Hotel tek başına içinden sanat geçen bir otel değil. İstanbul’un içinden var olan kültürlerinin bir arada geçtiği ve onların geçme zemini olduğu bir yerdir Lush. Bu yüzden ki otelimizin bütün odalarının dekoru yaşamış farklı. İstanbul’un her değişik dönemine ait anektodları içeren, farklı mimarilerin birbiri ile İstanbul sıcaklığında buluştuğu mimari anlayışla kurulmuştur.



Otelinizin misafir profili nasıl oluştu?
Avrupa Benelüx, Amerikalı ağırlıklı profile sahibiz. Ortadoğu, Uzakdoğu pazarında yokuz. Bu çok büyük bir yanlış da değil. Ağırlıklı olarak Avrupa’dan gelenler genellikle sanatçı ağırlıklı misafirler. İç piyasada ise gelir durumu yüksek eğitimli ve bunların içerisinde sanatçıların ciddi bir yer tuttuğu bir konaklama müşteri profiline sahibiz.

2010 yılında şehir otellerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şehir otelleri doluluk olarak çok iyi. Bu yıl ortalamaya baktığımızda %70’lerin üzerinde kapattılar. Ama anlayış olarak baktığımızda otellerin çoğunluğunda doldur-boşalt taktiği ve ‘aman boş kalmayayım’ ruh hali fazlasıyla mevcut. Şehir otelcilerinin en büyük handikabı kendileri. Çünkü değişen kentli gereksinimlerini takip etmek kadar, estetik ve rahatlatıcı hizmet üreten inisiyatifler kullanmak gerekir. Otelcilik sosyal ve psikolojik yöntemlerle zenginleştirilmeli. Misafirin beklentilerinin bir adım önünde ve rahatlatıcı mekanlar, hizmetler sunmalıyız.
Biz misafirlerimizin İstanbul ile birlikte düşündüğü ve dostluklarını taşıdığı bir otel olarak yer ediyoruz belleklerde. Hedeflerimizi de bu ölçüde ortalamanın yukarılarında konumlandırıyoruz. Hedef ciromuzun üstündeyiz. Büyüme stratejimiz var. Yeni yatırımlar için araştırmalarımız ve çalışmalarımız devam ediyor. 
2010 Lush Hotel için iyi geçiyor. 2011 daha iyi geçecek. Şehir otelciliğine baktığımızda, daha iyi bir noktaya gidiyoruz. Ama gittiğimiz tarafı, işin mimari ve inşaat tarafı, alt yapı, markalaşma, insan performansı ve müşteri skalasının yükselmesi açısından başarılı görmüyorum.
Evet yatırımlar yapıyoruz iyi mimariler yapıyoruz iyi lokasyonlar iyi paralar veriyoruz ama işin turizmin kendi dinamiklerinin arttırmak noktasında bunun büyük bir pazara dönüşmesi noktasında son derece gerideyiz.