2017'de gezginler daha cesur, rotalar daha özel

FEST Travel Genel Müdürü Zekeriya Şen, gezginlerin 2017’nin ilk yarısındaki Lüks Seyahat eğilimlerini ve Gezi Tasarımcılarının bu kulvarda öne çıkan başarısını değerlendirdi.

2017 Lüks Seyahat konusunda oldukça güzel sinyaller veriyor. Turizmin “yeniden” keşfedilen ve birkaç yıldır tırmanışta olan kolu, önümüzdeki dönemde de büyümesini sürdürmekte ısrarcı. FEST Travel Genel Müdürü Zekeriya Şen, gezginlerin 2017’nin ilk yarısındaki Lüks Seyahat eğilimlerini ve Gezi Tasarımcılarının bu kulvarda öne çıkan başarısını değerlendirdi.

2016’da dünya çapında % 32’lik bir büyüme sağlayan Lüks Seyahat, yılın ilk yarısı bitmeden % 58’lik bir değeri yakaladı. Bu olumlu gelişim ülkemiz ve bizim için de geçerli. Lüks Seyahat Tasarımcıları olarak FEST Travel bünyesinde geçtiğimiz yıla kıyasla bu yılın ilk yarısında % 22’lik bir artış kaydettik.

DAHA CESUR GEZGİNLER, DAHA ÖZEL ROTALAR

Kur değişiklikleri, ekonomik ve politik dengeler ya da huzursuzluk gibi tüm olumsuz şartlara rağmen insanlar seyahat etmeye devam ediyor. Bunu yaparken de “lüks” faktörünü eskisinden daha ön planda tutuyor. Elbette herkesin lüks tanımı kendi beklentilerine ve bütçesine göre şekilleniyor ancak şunu rahatlıkla söylemek mümkün: Eskiden 3 yıldızda konaklamak isteyen misafirler şimdilerde 5 yıldız kategorisini sorguluyor; 5 yıldızda kalanlar ise ultra-lüks alternatiflere göz kırpıyor.

Sadece konaklama konusunda değil, seyahat deneyimi konusunda da gezginler çok daha cesur. Farklı olanı deneyimlemek, özellikle de yerel halklarla bir araya gelmek, geleneksel yaşam biçimlerini özümsemek konusunda oldukça istekliler.

Lüks Seyahate olan bu ilgi, gezginlerin seyahat algısının değişmesiyle de orantılı. Kendi başlarına otel, araç, gezi rezervasyonlarını yapabilecek, sofistike, deneyimli, birikimli gezginler de artık Gezi Tasarımcılarına yöneliyor. Kimse artık internetin kaotik ortamında değerli zamanını kaybetmek istemiyor.

Bunun yerine yolculuktan beklentilerini ve hayallerini bir Gezi Tasarımcısına aktarmayı tercih eden gezginler, kendilerine özel olarak hazırlanmış detaylı rotaları kendi çabalarıyla ulaşacaklarından çok daha kısa sürede elde edebiliyor. Seyahat acentelerinin ve Özel Gezi Tasarımcılarının tecrübesi ve güvenli hizmeti sayesinde yükselişe geçen bu eğilim, acentelerin yok olup gideceğini bağıran tellalların da öngörülerinde ne kadar yanıldığını gösteriyor.

EĞİLİMLER HANGİ YÖNDE?

Bu yıl Lüks Seyahat kulvarının başını, özel nehir tekneleri çekiyor. 5 yıldızlı bir otelin konforunu dingin manzaralar ve yerel lezzetlerle harmanlayan nehir gezileri Yavaş Seyahat’in de en önemli kollarından biri olarak, kültür tutkunları, yerel lezzet meraklıları ve aileler için biçilmiş kaftan.

Lüks Seyahat’in 50 ila 80 yaş arası gezginlerde önplana çıktığı söyleyebiliriz. Lüks akımına daha kolay uyum sağlayan ve bu kulvardaki etkinliğini uzun yıllar koruyacağa benzeyen X Kuşağı ise bu yaş aralığını soluk soluğa takip ederek aradaki farkı kapatmak üzere. Pek çok sektör için olumsuz bir grafik çizen Y Kuşağı’ysa bu dönemde macera içerikli gezilere eğilim gösteriyor.

ACENTELERİN MOTİVASYONU VE BAŞARISI

Coğrafi eğilimlere baktığımızda, 1 hafta ila 10 günlük seyahatlerde Avrupa’nın yine dünya çapındaki gezginlerin gözdesi olduğunu görüyoruz. Avrupa ülkeleri, yeni ve yaratıcı fikirlerin uygulanabilirliğine her zaman olanak sunmasıyla pastadan % 72’lik haklı bir pay alıyor. Türkiyeli gezginlerin bu dönemdeki tercihi ise, coğrafi olarak uzak destinasyonlar. 2016’dan beri herkesin niyet sepetinde olan İzlanda, bu dönemde de lider.

Bu eğilimler elbette dikkatli, yaratıcı ve her şeyden önce heyecanla beslenen seyahat acentelerinin başarısı. Acentelerin yüksek motivasyonu sayesinde girişimci ve farklı öneriler ön plana çıkıyor ve bunların da alıcıları her geçen gün artıyor.

Bir güzergâhı tasarlamadan önce kendileri deneyimleyen Gezi Tasarımcıları ancak inandıkları ürünleri günışığına çıkarıyor. Seyahat araştırmalarına yatırım yapan bu uzmanlar, gezginlerin hayallerindeki manzaraları yaratmak için onların beklentilerinin sıralandığı bir paletten en doğru renkleri seçen ressamlar gibi çalışıyorlar. Böylece hem duyarlı, hem kalıcı hem de sürdürülebilir bir eser yaratma imkânı yakalıyorlar.