Samsun’da ilk adım

Yılın ilk Turizm Fuarı “TravelExpo Ankara” 23-26 MART arasında ikinci kez açılacak. Geçen yıl 6 ülkenin ve 20 ilden 134 katılımcının yer aldığı fuar 25 bin kişi tarafından ziyaret edilmişti.

Adil Çulhaoğlu

Diyarbakır’ın Kardeş Şehir olarak katılacağı fuara başarılar dilerken, geçen Sonbahar ’da Karadeniz kıyılarından başlattığımız gezimizin Samsun izlenimleri ile Kuzey’den de bir katılımın yolunu açmak istedik. Batı Karadeniz sahillerinden Samsun’a doğru yol alırken, Bafra’da Kızılırmak Nehrinin üzerinden geçiyoruz. Kızılırmak Deltası ve Kuş Cenneti yön levhasını takip edip, Kızılırmak’ın Karadeniz’e döküldüğü yeri görmek istiyoruz ama akşamın karanlığının çöktüğünü fark edip, bu niyetimizden vazgeçiyoruz.

İlk Adım

Samsun şehir merkezine girip, kendimize konaklayacak yer aramaya koyuluyoruz. Sinop’ta tanıştığım genç çiftten aldığım bilgilerle hareket edip, Samsun’un en eski semtinde “İlk Adım” da kendimize bir otel buluyoruz.

Otelden çıkıp küçük bir keşif turu yapmak için yürüyoruz. Dar sokaklardan ilerlerken, yan duvarında, ’Ben Samsun’u ve Samsun halkını gördüğüm zaman memlekete ve millete ait bütün tasavvurlarımın, kararlarımın herhalde yerine getirilebilir olduğuna bir daha kuvvetle inanmıştım…’ şeklindeki Atatürk’ün sözlerinin yer aldığı bir binanın önüne geliyoruz. Eski Belediye Binası burası. 1913-14 yıllarında 3 katlı olarak yapılan binanın dış cephesi Ünye taşı ile kaplanmış. Dönemin ticari ve sosyal hayatında önemli rol oynamış bir konak.

Saathane Meydanı

Biraz daha ilerleyince, Saat kulesinin önüne ulaşıyoruz.. Saat Kulesi, zamanının İskele Meydanında 1886 yılında 2.Abdülhamit döneminde yapılmış, yangın ve gözetleme kulesi olarak da hizmet görmüş, 1944 yılındaki depremle yıkılmış. Adını bulunduğu meydana veren, Saat Kulesi daha sonra 1977’de aslına uygun olarak yeniden ayağa kaldırılmış. Yakındaki, Buğday Pazarı Caddesi üzerindeki 17. Yüzyıl Osmanlı Mimarisinin en iyi örneklerinden biri olan, Taş Han’ı restore edildiği için ziyaret etmek mümkün olamıyor. Bedesten her türlü ürünün bulunabildiği Pazar olmuş.

Saathane Meydanına yakın Merkez Camii bir sonraki durağımız oluyor. Selçuklu komutanlardan Hıdır Bey tarafından 1300’lerde yaptırılan ahşap cami 1870’de geçirdiği yangınla harap olmuş 1907’de onarılmış, 2008 ‘de yeniden restore edilmiş cami 2 minaresiyle bakımlı bahçesi içerisinde etkileyici.

Gazi Müzesi

Cumhuriyet Meydanı’na yakın Gazi Caddesi ile Kaptan Ağa Sokağının kesiştiği yerde yer alan Gazi Müzesine gidiyoruz.19 Mayıs 1919 tarihinde Atatürk ve silah arkadaşlarının konakladığı ve Kurtuluş Savaşının ilk planlarını yaptıkları Mantika Palas binası, bugün Gazi Müzesi olarak 2006’dan bu yana hizmet veriyor. İki katlı konakta Atatürk ve 18 arkadaşının bal mumu heykelleri, Atatürk’ e ait eserler, tablolar ve fotoğraflar sergileniyor. Müzede, ayrıca bir konser salonu ile Atatürk’le ilgili kitapların olduğu bir ihtisas kütüphanesi bulunuyor.

Bandırma Vapuru

Atatürk Bulvarı üzerinden Bandırma Vapuru’ nun bulunduğu Doğu Park’a giriyoruz. 16 Mayıs 1919’da 9. Ordu Müfettişi Miralay Mustafa Kemal ve 18 arkadaşını İstanbul’dan Samsun’a ulaştıran Bandırma Vapuru daha sonraki yıllarda posta gemisi olarak hizmet etmiş. Orijinal ölçülerindeki örneği Samsun valiliği ve Belediyesi’nce yaptırılmış ve 19 Mayıs 2003’te Doğu Park Sahilinde Milli Mücadele Parkı Açık Hava Müzesi olarak düzenlenen alanda Müze Gemi olarak ziyarete açılmış. Gemide Atatürk ve silah arkadaşlarına balmumu heykeller, Atatürk’ün beylik silahı, koleksiyonundan fotoğraflar, geminin orijinal saati gibi eserler sergileniyor. Park içerisinde Vapurun karşısında Milli Kurtuluş Anıtı, Cumhuriyetin Kuruluş Kronolojisi ile Samsun Şehitler Levhası seramik panoları yer alıyor.

Sahilde faytonlarla gezenler, yürüyüş yapanlar arasında, Karadeniz kıyısında ilerleyip Sevgi Kafe’de mola veriyoruz. Hava güzel ve ben fotoğraf çekiyorum. Balık Tutan Adam Heykelinin altında olta sallayanları, yürüyüş yapanları, açıkta demirli büyüklü küçüklü yolcu ve yük gemilerini seyrediyoruz bir süre, Samsun’dan ayrılmadan önce.

Samsun’dan Karadeniz’in doğusuna yöneldiğimde, Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesi‘ni  görmek ve Amazonların izinde tarihte yolculuğa çıkmak üzere bir daha uzun süre için gelmeye karar veriyorum.