Turizmde İç Müşteri ve Küçük Dokunuşlar

Uzun uzun iç müşterinin tanımını yapmak yerine bir “iç müşteri” olarak gözlemlediğim konuları, küçük dokunuş tavsiyelerimle birlikte paylaşmak istiyorum.

Milyon dolarlar harcanır ve oteller, havayolu şirketleri, acenteler, kongre merkezleri, restaurantlar, eğlence merkezleri kısacası insanlarla birebir iletişim halinde olmayı gerektiren şirketler dünyanın en zor sektörlerinden birine yani turizme dahil olurlar.

Ancak “içi seni yakar dışı beni” misali dışarıdan çok ihtişamlı görünen bu işletmelerin içinde çalışan bir de “iç müşteri” kavramını dolduran insanlar var. Onlarında bir ailesi, kendilerine ve ailelerine karşı sorumlulukları, mutsuzlukları, umutları ve geleceğe dair beklentileri var.

 İşletmeler ve işletmelerin önemli koltuklarının teslim edildiği kişiler iç müşterilerini hiç ama hiç unutmamalılar!

Unutmamak derken aslında tam olarak sizlerinde aklından geçenleri yazdığıma inanıyorum;

Beraber düşünelim isterseniz..

** Ülkenin en iyi otellerinden birinde ya da şehrin en güzel restaurantlarından birinde garson olarak çalışan bir kişi müşterilerine birbirinden leziz yemeklerin servisini yapıp, kendisi personel yemekhanesinde soğuk, tatsız ve tek çeşit yemekler yiyorsa o garsondan tam verim alamazsınız. İnsanoğlu hiç doymaz hele açık büfeyi görünce, kırmızı pelerini görmüş boğa gibi büfeden büfeye koşturan insanları düşünürseniz bana hak verirsiniz!

Küçük bir dokunuş; yemekhanede 2-3 çeşit sıcak yemek sunarsanız batmazsınız!

Aksine, kendi evinde yiyemediği yemeği kendisine sunan işletmesine karşı personeliniz kendisini karşı borçlu hisseder..

** Günde 1 çeşit bile olsa tatlı ya da meyve sunarsanız milyon dolarlarınız çöpe gitmez!

Küçük bir dokunuş; aksine personeliniz yemekhane de tatlı yiyip arkadaşlarıyla tatlı tatlı konuşur ve işletmesini daha az eleştirir..

** Ara sıra departman müdürleriniz personel yemekhanesinde yemek yerse müdürlüklerinden bir şey kaybetmezler!

Küçük bir dokunuş; aksine departman müdürleri liderlik ettikleri personellerine “bende sizdenim ve bir gün sizde benim pozisyonuma gelebilirsiniz mesajını vererek umut aşılarlar..

** Koşulsuz, şartsız, limitsiz, her an ama her an tüm yöneticiler gördükleri personele selam verirlerse statülerinden bir şey kaybetmezler!

Küçük bir dokunuş; aksine tüm personelin birbirine selam vermesine öncülük etmiş olurlar.

Allah’ın selamını çalışma arkadaşlarınızdan esirgemeyin..

Küçük Dokunuşlar;

** Şatafatlı doğum günü kutlamaları, bayramlardaki ikramlar, personel geceleri elbette önemli ancak insanlara değerli olduklarını hissettiremezseniz bu yaptıklarınız formaliteden öteye gidemez..

** Amerikalardan, İngilterelerden eğitimciler getiremiyorsanız ülkemizde eğitime gönül vermiş onlarca eğitimciyi küçük bütçelere hatta bedava olarak bile personellerinizle buluşturabilirsiniz. Ayda bir olmasa bile yılda en az 3-4 defa çeşitli konularda eğitimler düzenleyin. Turizmde herkes herşeyi biliyor zaten ama ne olur siz biraz eksik bilmiş olun ve personellerinizde farkındalık yaratacak eğitimleri organize edin..

** Personel dinlenme alanlarını, personel soyunma odalarını, personel koridorlarını İNSANİ standartlarda konumlandırın. Öyle güzel alanların sunun ki, o güzel ortamları hiç kimse hor kullanmaya kalkışmasın..

**Güzel çalışan personelinize küçük hediyeler alın. Mesala anketlerde bir kaç farklı misafirden teşekkür almış personelinize bir akşam yemeği davetiyesi verin..

Bu küçük jestiniz sayesinde tüm personeliniz bilecek ki, her ay zam yapmasada kendisini sürekli izleyen, takdir eden ve ödüllendiren bir işletmesi var..

Üzülerek söylemem gerekiyor ki turizm sektöründe çalışanların -giderek büyüyen bir kısmı- turizmin içine girdikten sonra bu sektörü öğreniyorlar. Bunun sonucunda; gülmeyen, tez canlı, aksi, asabi, takım çalışmasından uzak, arkadaşlarına ve doğal olarak müşterilere saygısı olmayan personeller virüs gibi çoğalıyorlar.  

Turizm sektöründe yetişmiş personel bulmak artık çok zor, bunu tekrar etmeme bile gerek yok. Dolayısıyla elinizdeki personellerin kıymetini bilin ki kazanan siz olun, kazanan turizme gönül vermiş olan alaylı ya da okullu arkadaşlarımız olsun, kazanan Türk turizmi olsun.

Günü değil MARKANIZI kurtarın..

@yakupdemirr

Yakupdemir13.blogspot.com