Online okumak için tıklayınız...

Sanatçının Bayramı...

2017-06-14 14:44:34
Yaşamı güzelleştirmeye ve toplumların bakış açılarını huzura yönlendirmek için aldıkları ilhamları bizlere yansıtan kişilere sanatçı diyoruz. Onların bizlerle olan paylaşımlarını izledikçe de esenleniyoruz.

Adil Çulhaoğlu

Yurtdışında ve içinde başarıya koşan gençlerimiz adına yaşamımıza iyi yönde izlenimler eklemek için çaba gösteren Yudum ÇETİNER’i mutlulukla anarak başlamak istiyorum. Almanya’nın Münih kentinde 2002 yılında konservatuar öğreniminin bir bölümüne ve verdiği resitaldeki heyecanına şahit olduğum Piyanist Yudum Çetiner’in yıllar sonra Ankara Bilkent Üniversitesi konser salonunda verdiği konserde seyirciyi coşturarak ayakta alkışlanması, profesyonelliği yakalamış olduğunu görmek, bir piyano sanatçısının yetişmesine tanıklık etmenin dışında, benim için farklı bir mutluluk kaynağı olmuştu.

Sanatçılar, her ülkede az kazanmalarına rağmen, en mutlu yaşam sürdüren insanlar olarak kabul edilirler. Yarattıkları eserleriyle bir yarışmada ödül almışlarsa, ya da eserleri ulusal ve uluslararası sanat fuarlarına seçilmişlerse ve bir davet almışlarsa, bir galerinin salonunda sergileyebildilerse, bir salonda mikrofonun önünde seslerini duyurabildilerse, smokinlerini giyip sanatseverlerin karşısına çıktıkları o günler, onlar için bir bayram günüdür. 

Sanatın her dalında çalışan profesyonel sanatçılar ile üniversite ve yüksekokulların konservatuar, çeşitli sanat bölümlerinden yeni mezun olmuşlar ve kamu ve özel kuruluşlar bünyesinde düzenlenen kurslardaki amatör sanatçılar tarafından yıl boyunca üretilen sanat eserleriyle çeşitli salonlarda yapılan sanat etkinliklerinin yoğunlaştığı görülür. Sanatseverler salonlar arasında sergilere, konser salonlarında Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Klasik Müzik ya da Piyano Resitali gibi konserlere koşuştururlar.

Büyük kentlerimizde, her salonda, bir tarafta ziyaretçilerini heyecanla bekleyen sanatçıların heyecanı ve coşkusu, diğer tarafta ziyaretçilerin yaratılan eserlere olan meraklarının meydana getirdiği atmosfer bir düğün, bir bayram havası gibidir. Bu etkinliklerde, yarattıkları tablolarla, gösterdikleri performanslarıyla kursiyerlerin profesyonelliğe doğru adım attıkları ve genç yeni nesil sanatçıların sanat dünyasına kazandırıldığına tanıklık edilir bir bakıma. 

Sanatçılar ve sanatseverlerin mayıs ayı sonunda da tatil beldelerine gitmeye başlamalarıyla, sanat etkinlikleri, çeşitli festivaller bünyesinde ya da bireysel olarak galerilerde, amfi tiyatrolarda, sanat sokaklarında yoğunlaşır. Tatilcilere çeşitli sanat ürünleri sunulurken, çeşitli milletlere mensup tatilcilere de Türk Sanatı tanıtılıp tatil yaşamı da renklendirilir, yaz boyunca.

Ürettikleri eserlerle mutlu olan sanatçılar, yaz-kış süren düzenlenen sanat etkinlikleriyle de bizleri her türden stresten uzaklaştırarak mutlu yaşam sürmemizi sağlıyorlar.

Yurtiçi ve yurtdışında verdiği resitallerle başarılara imzasını attığını izlediğim Piyanist Yudum Çetiner gibi, sanat dünyamızın genç nesil sanatçılarının yarattıkları eserlerle sanatseverlere  ‘bayramlar’ yaşatmaları en büyük dileğimiz. 

Sanatın tatil yörelerine kaydığı şu günlerde Ankara’da imkanlarını sanatçılar için açan Belediyeler, Üniversiteler gibi kurum kuruluşlar adına Barolar Birliğinin açtığı heykel kursunu örnek olarak göstermek istiyorum. 

Yılsonu etkinlikleri ile paylaştığımız bu sanat ortamının, yayın dünyasına yeni katılan yayınların ve değerli ustalarımızın çabalarına emeklerine teşekkürlerimizi iletiyor; düzenlenen sergi ve fuarların da daha etkin olarak devamı dileği ile yeni ilhamlarla karışılacağımız sanat günlerinde buluşmak dileğimi bu güzelliklerde beraber olduğumuz dostlarım adına da yineliyorum.

 

Yorumlar

comments powered by Disqus

Benzer Haberler