Online okumak için tıklayınız...

Otellere Ruh Üfleyenler...

2017-09-11 19:52:59
Hem mimarisi, hem fiziki yapısı ve kalitesi ile harika oteller inşa ediyoruz. Lakin bu güzellikleri tesisin ruhuna yansıtamıyor, ruhumuzu kaybediyoruz.

Murat TOKTAŞ / KATİD Başkanı - North Point Hotels Koordinatörü

İnşaat sektöründeki başarımız, kendini otel mimarisinde de gösteriyor.  Hem yurt içinde, hem de yurt dışında mimarlarımız harika tesisler hayata geçiriyor. Yatırımcılarımız da ciddi paralar harcıyor. Artık kötü tesisimiz kalmadı.  Ama bunun olumsuz yansımalarını da yaşamıyor değiliz.

Her yerde fabrikasyon oda tipleri var.  Eskisi gibi farklı oda tipleri ile karşılaşmıyoruz. Birbirinin aynı odalar, aynı salonlar, aynı restoranlar, aynı genel mekanlar…

 Herşey  kopyala yapıştır. İşte tam da bu şartlarda satışçı arkadaşlarımız, rakipleri ile bire bir aynı olan odaları, toplantı salonlarını satmaya çalışıyor.

Bir yerde fabrikasyon başlamışsa, orada o işin ruhunu bulmak zorlaşıyor. Hepimizin bayıldığı yerli ve meşhur yiyecek markaları vardır. İşte onlardan bazıları zamanın ruhuna uyarak şubeleşmeye başladı.  Başlar başlamaz da, o eski tatlarından eser kalmadı.

“Ney'i ney yapan sıradan bir kamış, ney'e can veren ise usta bir nefestir”

Bazen bir otele gireriz; mimarisi, dekorasyonu başımızı döndürür.  Ama kısa bir süre sonra bir soğukluk hissetmeye başlarız. Kendimizi rahat hissetmez, huzursuz oluruz. Peki nedir eksil olan?  Ruhtur…  Ne yazık ki o tesisin ruhu yoktur. Çünkü ona ruhu üfleyecek iyi bir yönetici kadrosu yoktur.

Otel yapmanın sadece pahalı malzemeyle, jan janlı dekorasyonla mümkün olabileceğini düşünen yatırımcı, hizmet sektörünün özünü hiç kavrayamamış demektir.  Para ile satın alabilen malzemeler aslında işin en kolay yönüdür. Paranız varsa her şeyi satın alabilirsiniz. Ama, neyzen gibi ruhu üfleyecek insan gücünü, ona hayat verecek yöneticiyi öyle seramik alır gibi alamazsınız. Olaya emtia gibi bakıyorsanız, zaten baştan kaybettiniz demektir. Ama  iş bu şekilde yürüseydi; 8 yıl önce milyar dolara yakın bir yatırımla yapılan, birçok yeri altın kaplamalı malum tesisimiz, darphane gibi para basıyor olurdu.  Ama durum hiç de öyle değil.  

Bu örneklerin dışında çok para harcanmamış olsa da ruhu olan, içeri girdiğinizde sizi saran, olumlu bir enerji ile rahatlatan, içinde bulunmaktan huzur bulduğunuz otellerimiz ve restoranlarımız da çoktur. Böyle bir tesise rastlamışsanız bilin ki orada, hizmet sektörünün insanla yapıldığını bilen, insana değer veren, insan ilişkilileri kuvvetli bir yatırımcı ve yatırımcısına uygun, bu operasyonu yönetecek, bu tesise ruh üfleyecek bir neyzen vardır.

Şimdi ise, bu ruhu üfleyen dostlar TUROYD çatısı altında toplanıyorlar. Daha güçlü olmak, daha güzel işlere imza atabilmek, daha fazla ses verebilmek, daha güçlü üfleyebilmek, mesleklerine sahip çıkmak, sektöre bir katkı sağlayabilmek için, fedakârca omuz omuza çalışıyorlar.

Şunu da unutmamak lazım; neyzen, ney'e nefes vererek, ona hayat veren kişidir. Her ney üfleyen de, neyzen değildir.

Tesislerine ruhu üfleyen bütün Neyzenlere saygılarımla…

 

Yorumlar

comments powered by Disqus

Benzer Haberler