Online okumak için tıklayınız...

Hem yatırımcıyız, hem işletmeciyiz

2010-11-26 14:02:29
TYD, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın meclise götüreceği Turizm Yatırımcıları ve İşletmecileri Meslek Birliği çalışmalarını en başından itibaren takip ediyor.
Ali Sancar

Konu ile ilgili olarak başlangıçtan bugüne kadar önlerine gelen taslaklara katkıda bulunduklarını belirten TYD Başkanı Turgut Gür, oluşacak yapının içinde olacaklarını, ancak TYD olarak; STK görevlerini daha da çoğaltarak sürdürme kararında olduklarını söylüyor. Hazırlanan taslak kanun için ise yatırımcıların ve işletmecilerin nasıl bir iç işleyişe kavuşacağını zamanın göstereceğine dikkati çekiyor.
“Söz konusu kanunun içini de giydirmek lazım. Kanun içersinde bizim ön gördüğümüz gibi mi yer aldı bilmemiz gerek. Burada tabi belirli ağırlıklar vardı; ağırlıklara göre yönetim tarzı olacaktı. Şimdi bir üst yönetim var, alt yönetimler var. Bizi ilgilendiren konu şu; Türkiye Turizm Yatırımcıları ve İşletmecileri dediği zaman, Türkiye turizm yatırımcıları kimler bugün TYD’nin üyesi olan yatırımcılar hem resortlar ve şehir otellerinin  sahibi olan bunu gerçekleştiren yatırımcılar ki bu yatırımcıların en büyükleri ve önemli bir bölümü TYD’nin üyeleri.”


TYD Başkanı Turgut Gür, “TYD’nin üyeleri kimler belli. Hepsi kapasiteye sahip oteller. Biz TYD olarak diyoruz ki; 200 yatak 200 oda oteller var..."

TYD MİSYONU GÜÇLENEREK SÜRECEK
“TYD’nin 220’ye yakın üyesi var. Antalya’dan başlayarak Ayvalık’a kadar Akdeniz ve Ege sahillerindeki bütün büyük tesisler TYD üyelerine ait. Türkiye turizm sektörünün otel envanterinin 3 de 2 si TYD nin üyeleri gerçekleştirmiştir. TYD üyeleri geldiler bir karar aldılar ve yatırımı gerçekleştirdiler. Tamamlanınca yine aynı yatırımcı işletmeye geçiyor işletmedeyse ömür uzun 10, 20, 30 yıl burada şunu mukayese edersek bir resort sahil otellerinde bir tesisi yaparken satın alıyorsunuz veya Turizm Bakanlığı’na gidip tahsisi alıyorsunuz yani tahsisi kazanıyorsunuz. 
Tahsisin temelinde ki varlık ne arsa devlete ait ya da maliye bakanlığının milli emlak genel müdürlüğü bu arazilerin sahibi dolayısıyla o arazileri turizm yatırımları yapılması amacıyla turizm bakanlığının yapacağı ihaleye esas kılarak oraya aktarıyorlar. Yatırımcı yaptıktan sonra 49 yıl içerisinde işletme hakkı var anlamına da geliyor. Böyle olduğu zaman yatırımcıyla işletmeci aynı kişi.
Ben tesisimi yaparım bitiririm, kendim işletirim kiraya veririm veya bir işletme şirketine benim nam ve hesabıma işletin derim.Ben işin her etabında malın sahibi olduğum sürece yatırımcılar ve işletmeciler birbirinin her ikisinde de kavram iç içe olduğu için bu kanunda esası taslağı yatırımcılar ve işletmeciler olarak yapıldı. Yatırımı yaptıktan sonra olaydan kopmuyorum, işletmeye devam ettiğim için aynı tüzel kişilik işletmeci hüviyetinde oluyorum.”

DEMOKRATİK KATILIM OLMALI
Her kafadan bir ses yerine bütün kafalardan tek bir ağızdan yetkili olarak çıkmasını esas kabul ediyoruz o nedenle bunu yaparken bölgesel birlikler var. Birlikler belirli sayılarda temsil edilecek ve birlikler içinden seçilen bir temsilci grubu üste taşınarak, bir üst genel kurul oluşturur. Genel kurulda Türkiye Turizm Yatırımcıları ve İşletmecileri Birliğinin yönetimini seçer. Böylece üste  doğru gittiğinde alttan gelen sorunlar temsilciler sayesinde üst kurula gelir. Üst kuruldan da çalıştay yapıldıktan sonra doğrudan doğruya çözülür.”

YENİ BİRLİK İNİSİYATİF ALMALI…
Oluşacak kanunun aslında bürokrasi ile düzgün, yararlı ve süreklilik arz eden, kolaylaştırıcı, çözüm üreten ve yatırımı-işletmeyi katma değer üretiminin içinde tutan bir görev üstlenmesine dikkat çeken TYD Başkanı Turgut Gür, yeni birliğin çözüm üretebilecek bir irade yaratmasının öneminin altını çiziyor.
“Bir sorunların çözümü iki turizm sektörünün gelişmesiyle ilgili ileriye dönük birileri tarafından düşünülmeli. Kimler düşünecek?
İlk önce turizm yatırımcıları işletmecileri diğer taraftan kamu düşünecek kamu ve özel sektör birlikte ortak akılla, ülkenin turizm hedeflerini belirleyecekler. Bunun olabilmesi için işte o kanuna ihtiyaç var ki bir araya gelelim olsun diye onunda yönetim tarzları var yönetmelikler olacak diye nasıl olacağına bakacağız.
Biz buna TYD olarak hayır demedik. Fakat çekincelerimiz ve ilavelerimiz var. Burada rehberi koyarsan iş karışır, onun konusu ayrı. Seyahat acentesini koyuyorsan oda ayrı, çünkü bir tanesi hizmet eden turisti alıp getiren götüren pazarlayan, öteki turiste kültür varlığını anlatan edendir. Ama varlığı meydana getiren ayrıdır. Ve onun sorunları farklı değerlendirilmelidir dedik. Bakanlıkta bunu uygun görünce son taslak biraz da böyle oluştu. Bunun yanında TOBB turizm meclisi dediğimiz bir meclisi var.
TOBB kanun gereği her ticari kuruluş ister şahsi olsun ister tüzel kişi olsun oraya üye olmak zorunda aidat ödemek zorunda dolayısıyla TOBB un he yatırımcı üyesidir. Kanunlarla kurulmuş bir kuruluşun gücünün kamu nezdinde daha otoriteli bir kuruluş olduğunu düşündük ve de birliklerin konuyu yukarı doğru taşıması kendi kuruluşuna taşımasını önemsedik.
Biz yine TOBB a turizm meclisi kurarız orada bir öneriler manzumesi bir başka kafa akıl bu doğrultuda alır onu da değerlendiririz. Turizm sektörü için faydalı bu böyleyken o zaman otelciler ve işletmeciler federasyonuna ne gerek var böyle olunca Türkiye turizm yatırımcıları derneğine ne gerek var gibi aklına sorular gelebilir.
22 yıldır buraya geliyoruz ve gelirken de gittikçe güçlenerek geldik TYD’yi kurduk. İşletmeciler de bunu ihtiyaç gördüler işletmeciler birliği kurdular federasyon yapalım dediler. Biz yine gelip patronları orda oturup birleştiremeyiz. Netice de orda patronların genel müdürlerinden alttan gelene kadar düşünceleri kaybolur. Patronlar yine Turizm Yatırımcıları Derneği bünyesinde konuşacaklar ve söz konusu oluşturduğumuz bu görüşleri oralara taşıyacağız.”

BİRLİKLERİN İÇ İŞLEYİŞİ ÖNEMLİ
Ülkemizde yapılan tüm şeyler aslında kamu kuruluşu gibi örgütleniyor, dolayısıyla en gelişmiş sivil toplum örgütü TYD, hem ağırlığı var. Dolayısıyla bu yeni oluşu sivil bir yön gösterecek mi gevşek bir kamu kuruluşu olacağı konusunda Turgut Gür, sivil topluk kuruluşlarının TÜRSAB nasıl olduysa, TÜRSAB’ın durumu ne olursa aynı şekilde olacağını belirtiyor.
“Aidatlar olacak bütçeler olacak o bütçeler yukarıya gelecek, tespit edilmiş hedefler doğrultusunda, bütçeler kullanılacak. Bütün bunların hepsi bir araya geldiği zaman, kanuna dayandığı için, devlet sizi kanuni bir kuruluş olarak görecek. Devlet, TYD ile konuşurken, bu yatırımların sahipleri ve temsilcileri olan bir kurum olarak tanıyor. Derli toplu çözümler üretiyoruz. Yani temsilde ve etkide zayıf bir konuma gelmek istemeyiz.Tesir zayıflaması şöyle bir problemi çağrıştırıyor meslek birliği homojen bir grup olmayacak.”

TYD’nin önerdiği şeylerin önünde bir çelme yaratır mı yani nasıl bir örgütlenme olabilyeceği konusunda ise TYD Başkanı Gür, TYD’nin yatırım ve etki kapasitesine güvene dikkati çekiyor.
“TYD’nin üyeleri kimler belli. Hepsi kapasiteye sahip oteller. Biz TYD olarak diyoruz ki; 200 yatak 200 oda oteller var. Beldibi’nde 12 odalı bir otel var. Biraz ilerisinde kapasitesi 750 oda yani 60 katı büyüklüğünde bir tesis var. Şimdi o tesisin temsili ile bu tesisin temsili aynı mı olacak buradan bir adam oradan bir adam mı gelecek?. Biz, Türkiye’nin yatırım haritasına bakarak, haritayı daha genişleteceğiz ve burada devam edeceğiz, Bizim ortak görüşümüz bu. Ama uygulama sırasında komplikasyonlar çıkar mı onu bilmiyorum…”


Yorumlar

comments powered by Disqus

Benzer Haberler